Pazar, Kasım 25, 2007

Sınıfın Evcil Hayvanları




YER: Cam kenarı- en son sıra
TARİH: Hatırlanamadı


Ders de neydi hatırlayamadım.Ama sıkılmıştık onu hatırlıyorum.Ön sıramdaki İlkim'le birşeyler hakkında gülerken birden penceredeki bokböceği gözüme çarptı.
"Aaa ne garip böcek!" şeklinde tepkimin ardından İlkim'in "Aaaoouww bööcceekk!!!" feryadı duyanların vicdanını sızlattı!
Ben ona,o ona,bu şuna,şunlar bunlara böceği gösterirken böceğin yalnız olmadığını, istikametinde bir de sinek olduğunu farkettik.Böcek hiç istifini bozmadan yoluna devam ederek sineği korkutup uçurdu.Onları kenarda izlemekte olan bir başka sinek ise durduğu yeri korudu.Hoşuna gitti mi gösteri bilinmez.
Böceğin sineği uçurtabilecek kadar korkunç olduğuna tanık olunca panikle onu penceremizden kovacak birini aradık.İmdadımıza Yücel yetişti.Yücel zaten hep en cesur olanımızdı.Tüm böcek ve haşeratları o kovardı.Neyse, o gün de aynı kararlılıkla geldi ve önce sinekleri ardından da böceği akorbatik hareketlilerle kapı dışarı etti.Bu da yetmiyormuş gibi hepimizin gözünden kaçan bir arıyı da tespit edip aynı şekilde camdan dışarı yolladı.
Operasyonun ardından sınıfta ne kadar çok hayvanla beraber nefes alıp verdiğimizi sorgulamaya başladık.Online National Geographic yayını gibiyiz.Gelişmeleri size bildireceğiz.

Yücel'e NOT:
Bu çocuk anasının göğsünden bir defa süt içti, bir daha içmedi. Çiğ et, aş ve şarap istedi. Dile gelmeye başladı. Kırk gün sonra büyüdü, yürüdü, oynadı. Ayağı öküz ayağı gibi (kuvvetli), beli kurt beli gibi (ince), omuzları samur omuzu gibi, göğsü ayı vücudu gibi (kuvvetli) ve bütün vücudu tüylü idi. Yılkı güder, ata biner, av avlardı. Günlerden, gecelerden sonra yiğit (delikanlı) oldu.

=Pp




1 yorum:

missotisregrets dedi ki...

bu nsı bi yazı ya her seferinde gülüyorum =D