Çarşamba, Ağustos 20, 2008

BU FOTOĞRAFA İYİ BAKIN



Ben dakikalardır bakıyorum…Sol eli havaya kalkmış, koyunların önünde sırtını Yüksekova dağlarına vermiş Hakkarili bir genç…Hemen arkasındaki dağların öteki ucunda terörün, ihanetin, kandırılmanın ve uluslararası oyunların döndüğü terör yuvaları var…Elindeki değneği ile işaret ettiği yer ise bizim bulunduğumuz yer…Sanki fotoğraftan çıkıp bize doğru gelecek…İşte tam orayı işaret ediyor…İrfan Töreci…O sırtını dağlara döndü ve sol eli ile o inanılmaz başarı hikayesini gösterdi…İşte bu yüzden dakikalardır İrfan’ın bu fotoğrafına bakıyorum…İrfan’ın tek kolu yok…Ama inanılmaz bir cesareti var…Tüylerimizi diken diken edecek tertemiz bir yüreği var…Çünkü o, Yüksekova’da çobanlık yaparken sınava girdi ve Ankara’daki Hacettepe Tıp Fakültesini kazandı…İrfan artık hepimizin doktorudur…Düşmanlıkların, kavgaların kuşattığı ruhumuzu temizleyecek bir cerrahtır…Ben patlayan mayınlarla, alçakça pusularla şehit düşen gencecik vatan evlatlarımıza güvendiğim gibi İrfan’a da güveniyorum…Bizi kurtaracak olan işte budur…İrfan’ın dağlardan bize işaret ettiği yer de budur…Sağol İrfan…

Fatih ÇEKİRGE
HÜRRİYET

Perşembe, Ağustos 07, 2008

Pazartesi, Ağustos 04, 2008

BÜYÜK HEYECANA AZ KALDI!!!






Tüm ekiplerimize ön eleme maçlarında başarılar...
2009 da UEFA Kupası'nı Kadıköy'de kaldırmak dileğiyle :-)

Pazar, Temmuz 27, 2008

ben çektimm..kutsi :S









ya benim de bi katkım olsun bari :D elimde olan fotolardan küçük bi kısmını sunuyorum..bakın işte :D başka ne yapılırki..

Cumartesi, Temmuz 26, 2008

"En Karizmatik Cevaplar"




Zaten böyle bir post'u ancak benim gibi cool bir insan atabilirdi =P
Şimdi tabii ki hepiniz ilgiyle okuyamaya başlayacaksınız .d

Narsist damarım patladı, aldırmayın.


- Benden nefret mi ediyorsun?
- Seni düşünecek vaktim olsa ederdim...

- Ne düşünüyorsun?
- Eğer sana söyleyebileceğim bir şey olsaydı düşünmezdim değil mi?

- Orhaan gelsene... su çok güzel
- Sen de güzelsin ama her güzele de girilmez ki

- Ne buluyorsun bu kedilerde anlamıyorum?
- İnsanlarda bulamadığımı...samimiyeti...(Çok emo bu =D )

- Peki istatistikler hakkında ne düşünüyorsun?
- İstatistikler nedir bilir misin küçüğüm? istatistikler sen herşey iyiye gidiyor sanasın diye yukarı asağı oynayan minik rakamcıklardır.Ve ben miniğim hayatını rakamlarla yönetebilen bir erkek olamadım asla.(Q. Tarantino filmi sanki =D )


- Önüne baksana be adam kör müsün?
- (Sesin geldiği yöne dönerek ve şaşı bakarak) Evet.. âmâyım... (Öldüm! wafaha =D )

(bir cüneyt arkin filminden)


- Bütün gece seni düşündüm birtanem...
- Demek beynin var.


- Senin hakkınde ne düşünüyorum biliyor musun?
- İlgilenmiyorum (Bu Çok Benlik =D)

- Çok karanlik göremiyorum serial portu feneri verir misin orhan abi
- Gönül gözüyle görmeye çalış.. O herşeyi görür...

- Orhan abi o hamam böcegine niye bakiyorsun 2 saattir neyi anlamaya calisiyorsun?
- Seni.

- Orhan abi kız unuttu beni yaaa, ama ben unutamıyom onu
- Unutma, unutulanlar unutanları asla unutmazlar

- Abii cok para bu yaw
- Olsun kocum senden degerli mi?

- Seni bir yerden tanıyor muyum ?
- Herkesi hatırlayan bi insan değilim !

- Yalnız olmaktan hoşlanıyorsun sanırım.
- Yalnız olmaz insan, yalnız bırakılır..

- Abi askerdeyken komtanın karısı beni eve çağı...
- Biliyorum, askerde mutlaka olur.

- Ne bu sabahın köründe bira mı içilir Ferdi abi ?
- Ferit,dünyanın her yerinde sabah değil..

Salı, Temmuz 22, 2008

CİĞERLERİMİZ YANIYOR!..

















Bunlar bir gün içerisinde çıkan 13 yangından yalnızca birinin fotoğrafları
Kasıt aramak istemiyorum ama dediğim gibi 13 ayrı yangın ve bazı yangınlar şehrin farklı kesimlerinde meydana geliyor dolayısıyla itfaiye yetersiz kalıyor daha fazla alan tahrip oluyor. Bence artık bişeyler yapmanın zamanıdır. En azından daha duyarlı olalım!!!




Çarşamba, Temmuz 16, 2008

Sercanın formasını alacağı futbolcu belli oldu!!!


Harry Kewell Galatasaray’da
Galatasaray dış transferde Liverpool’un Avustralyalı futbolcusu Harry Kewell ile anlaştı. Kulüp, “Uzun süren çalışmalar sonucunda Kewell’i aldık ve her konuda anlaştık” açıklamasını yaptı.

İSTANBUL - Galatasaray, Liverpool’da forma giyen 30 yaşındaki Avustralyalı futbolcu Harry Kewell ile her konuda anlaşma sağladı. Kewell bugün İstanbul’a gelerek sağlık kontrolünden geçecek.
Transfer ile ilgili bir açıklama yapan Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Haldun Üstünel, “Uzun süren emekler ve çalışmalar sonucunda çok önemli bir ismi Galatasaray’a kazandırma aşamasına geldik. Avrupa futbolunun çok önemli bir yıldızını çok yakında Galatasaray forması altında izleyeceğiz ve bu bizi çok heyecanlandırıyor. Kendisi ile her konuda anlaştık. O da bizimle bu heyecanı birlikte yaşıyor. Bize büyük güç katacağına inandığımız, emin olduğumuz Harry Kewell, Galatasaray’a ve Türk futboluna hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

Üstünel, “Hem tecrübesi, hem kalitesi, hem Avrupa deneyimi hem de kariyeri boyunca Premiere Lig gibi üst seviyede bir ligde oynamış olması tercih nedenimiz oldu” diye konuştu.

NEREDEN ÇIKTI BU KENELER???



Önceden bu kadar yoktu bu kene işi nereden ve nasıl çıktı?.. Çoğumuzun ailesi çocukluklarında kırsal kesimde yaşamışlar.Keneler, pireler, tahtakuruları vs. gibi şeyler olduğunu duyuyorduk.Ama kimsenin bu keneler yüzünden öldüğünü duymadık.Evet, nereden çıktı bu korkunç öldürücü keneler?



Acaba bu keneler Türkiye’ye karşı bir biyolojik savaşın silahları mıdır?

Komşu ülkelerde bizdeki gibi öldürücü keneler var mı?

Piknik yerlerini nasıl istila etmiştir keneler?

Bu soruları sormak payonayaklık mı olur bilmiorum ama sadece ben değil herkes merak ediyor bu soruların cevaplarını….

Daha dün arkadaşımız ayşegül’ün kardeşi de bu korkunç hayvanla tanışmış.Biz doğru dürüst pikniğe gidemeyecek,dışarıya çıkamayacak mıyız ya???Artık dur demenin vakti gelmedi mi??Bu işe benim çok canım sıkılıyor arkadaşlar.Eminim sizinde öledir……………………

Pazartesi, Haziran 30, 2008

TUHAF YASAKLAR


ALABAMA· Motorlu taşıt kullanan bir sürücünün gözbağı kullanması yasak.· Pantolonun arka cebinde dondurma bulundurmak yasak.· Anniston kentinin Noble Caddesi'nde bluejean giymek yasak.· Jasper kentinde, bir erkeğin eşini başparmağından daha kalın bir sopayla dövmesi yasak.· Lee ilçesinde, çarşamba günleri güneş battıktan sonra fıstık satmak yasak.· Mobile
kentinde, kadınlara yönelik uluma sesleri çıkarmak yasak.
ALASKA· Uçaklardan geyik fotoğrafı çekmek yasak.· Uyuyan bir ayıyı fotoğraf çekmek amacıyla uyandırmak yasak.· Bir geyiği hareket halindeki bir uçaktan aşağı atmak yasak.· Faribanks kentinde, bir geyiğe alkollu içki vermenin cezası hapis.
ARIZONA· Bir kaktüs kesmenin cezası 25 yıla kadar hapis.· Eşeklerin küvette uyuması yasak.· Kırmızı bir maske ile işlenen hafif bir suç "ağır suç" sayılıyor.· Globe kentinde bir Kızılderili ile sokakta iskambil oynamak yasak.· Hayden'da, tavşanları ve kurbağaları rahatsız edenler, para cezasına çarptırılıyor.· Maricopa ilçesinde bir evde 6'dan fazla kadın yaşayamıyor.· Mohave ilçesinde, çorba çalarken yakalanmanın cezası, çorbayı hırsızın başından aşağı dökmek.
CALIFORNIA· Hiçbir motorlu taşıt, sürücüsü yokken saatte 75 km.den fazla sürat yapamaz.· Hareket halindeki bir motorlu araçtan hayvanlara ateş açmak yasak. Bu yasanın tek istisnası balinalar.· Arcdia kentinde, tavus kuşlarının yolda geçiş üstünlüğü var. Baldwin Park'ta havuzda bisiklet kullanmak yasak.· Los Angeles'ta, bir erkeğin eşini 5 cm.den daha kalın bir kemerle dövmesi yasak.· Riverside'da, 11.00 - 13.00 saatleri arasında sefertasıyla sokakta yürümek yasak. San Francisco'da Market Caddesi'nde dolaşmak fillere yasak.
ILLINOIS· Chicago'da ise bir nükleer bomba patlatmanın cezası sadece 500 dolar.· Ontario'da, horozların kent sınırları dahilinde ötmeleri yasak.
COLORADO· İçki satan yerlerin gıda maddesi, gıda maddesi satan yerlerin de içki satması yasak.· Denver kentinde, komşuya elektrik süpürgesini ödünç vermek yasak. Kentte, farelere kötü davranmak da yasak.
CONNECTICUT· Bisikletle saatte 90 km.den fazla sürat yapmak yasak.· New Britain kentinde, yangına bile gitse, itfaiye arabaları saatte 40 km.den fazla sürat yapamazlar.· Hartford'da, bir kimsenin ellerinin üstünde karşıdan karşıya geçmesi yasak.
FLORIDA· Kuaföre giden kadınların saç kurutma makinesindeyken uyumaları yasak.· At hırsızlığının cezası idam.
GEORGIA· Adli tıpta ya da bir cesedin yanında küfür etmek yasak.· Atlanta'da, bir zürafayı telefon direğine bağlamak yasak.· Gainesville'de, tavuğu mutlaka elinizle yemek zorundasınız.
WYOMING· Haziran ayında bir tavşanın fotoğrafını çekmek yasak.· Cheyenne kentinde, çarşamba günleri duş almak yasak.
GÜNEY DAKOTA· Bir beyaz, kendi evinde ya da arazisinde beşten fazla Kızılderili görürse, öldürebilir. Kızılderililer "saldırgan taraf" kabul ediliyor.· Eyalet sınırları içindeki peynir fabrikalarında uyumak yasak.· Spearfish kentinde 3 Kızılderili'yi sokakta vurmak serbest
TEXAS· Bir başkasının ineğinin sütünü içmek yasak.· Ayakta bira içerken bardak en fazla üç kez yudumlanabiliyor. Dördüncü yudum yasak; içmek için oturmak gerekiyor.· Britannica Ansiklopedisi eyalet genelinde yasak. Çünkü içinde nasıl bira yapıldığı tarif ediliyor.· Bir otelin ikinci katından mandalara ateş etmek yasak.· San Antonio'da sığır hırsızlığının cezası, hırsızı çaldığı yerde asmak.
MARYLAND· Bir aslanı sinemaya götürmek yasak.· Ocean City'de, yüzerken yemek yemek yasak.
MISSISSIPPI· Davar çalmanın cezası asılmak.
MONTANA· Yedi ya da daha fazla Kızılderili'yi bir arada görürseniz vicdan azabı çekmeden ve yasayı da arkanıza alarak öldürebilirsiniz.· Bir kadının eşine ait bir mektubu açması ağır suç.
NEBRASKA· Çocukların kilisede geğirmesi yasak.· Bar sahipleri çorba bulundurmak zorunda. Aksi takdirde bira satmaları yasak.· Waterloo kentinde berberlerin 07.00 - 19.00 arası soğan yemeleri yasak.
NEVADA· Size ait bir mekanda köpeğinize ateş açan birini anında asma hakkınız var.· Karayoluna deveyle çıkmak yasak..
KUZEY CAROLINA· Fillerin pamuk tarlalarına girmesi yasak
OHIO· Balıkları sarhoş etmek yasak.· Clinton İlçesi'nde, kamuya ait bir binaya yaslanmak yasak.· Paulding'de polis köpeklerinin ısırma hakkı var.· Strongville'de, Studs Trekel'in "Catch 22" adlı kitabı yasak.· Youngstown'da yolda arabanın benzininin bitmesi yasak. Suç işlemiş sayılıyorsunuz.
OREGON· Konserve mısır sadece balık oltasında yem olarak kullanılabilir.· Marlon'da, din adamlarının ayinden önce soğan ve sarımsak yemeleri yasak.· Salem'de kadınlara güreş yasak.
UTAH· Bir atın üzerinden balık tutmak yasak.· Kişi, nükleer silah bulundurabilir ama patlatamaz.· Bütün karayollarında kuşlara geçiş üstünlüğü var.· Bir insan 50 yaşını geçtikten sonra kuzeniyle evlenebilir.· Salt Lake City'de içinde keman bulunan bir torbayla yürümek yasak.
VIRGINIA· Bir insanın mahkeme binasının merdivenlerinde, karısını akşam 8'den önce dövmesi yasak.
WISCONSIN· Racine'de, uyuyan bir itfaiye memurunu uyandırmak yasak.

Pazartesi, Haziran 23, 2008

Pazar, Haziran 22, 2008

İĞRENÇ ESPİRİLER

-Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu ne demis?

-Cok korkuyorum elimi tutar misin ???


-Arkadaslar telefonlar dinleniyormus...

-Iyi iyi dinlensinler zaten çok yorulmuslardi..


-Saatin çalisiyo mu?

-Evet

-Benimkine de is bulsana...


-Bir adam kendini surekli kanalizasyona atiyormus

-Neden?

-Kendini bi bok saniyormus.


-Eli olmayan babaya ne denir?

-No-el baba...


-Sinüs 60, kosinüs tutmus...


-En hizli sayi hangisidir?

-10

-Niye?

-Onun arabasi var...


-Temel arabasiyla dag basinda giderken benzini

bitmis. Bari beni benzinciye kadar idare etsin

diye depoya isemeye baslamis.

Yoldan gecen bir adam merak icinde sormus:

Abi bu senin yaptigin normal mi?

Hayir demis Temel "Kursunsuz".


-Cok iyi gobek atan kazana ne denir?

Iyi oynayan kazansin


-Allah bana "Yuru Ya Kulum" dedi.

Arabayi sattım


-Bana yamuk yapma! Ama kare, cember falan yapabilirsin.


-Bi adam karisini dovuyormus,kapi calmis karisini

dovmeye birakmis neden?

-Esek sudan gelmis


-Tomi'nin annesi kimdir?

-Anatomi

Cumartesi, Haziran 14, 2008

ELLERİNİZE SAĞLIK KIZLAR=)



Herşey çok güzel olmuştu.Sezginin patateslerine deyinmeden edemicem.Sezgi otobüse binmeden önce bize patates közliyeceğini idea ederek yimpaşdan patates aldı.Ama sezgi patatesleri soyacağını söyleyince hepimiz sezgiyle dalga geçtik ve bu işten vazgeçmesi böle birşeyin olamayacağı konusunda ikna etmeye çalıştıksa da olmadı gene bildiğini yaptı ve patatesleri bukete soydurdu.Biz patateslerden çoktan vazgeçmiştik.Ama sezgi vazgeçmedi ve yaptı yapacağını.Bizi de denek olarak kullandı itiraf etmeliyyim ki kötü sayılmazdı=)ii olduğunu söylemiyorum farkındaysan sezgi=)=)=)

GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ HAKKI YAPTI,FARUK YEDİ!!!

İYİKİ DOĞDUN OĞUZHAN=)

Perşembe, Haziran 12, 2008

Cuma, Haziran 06, 2008

EURO 2008 uydudan izlenemeyecek!




Yayın anlaşması gereği ATV, uydu yayınını şifreleyecek.
Avrupa Şampiyonası için nefesler tutuldu ve herkes Cumartesi akşamı saat 21:45'te Türkiye'nin Portekiz ile yapacağı maçı bekliyor.
Euro 2008 Avrupa Kupası Finalleri’nin yayın hakkı Türkiye için ATV grubunda. İlk maç da Cumartesi akşamı oynanacak. Futbolseverler şimdiden evde maç keyfine hazırlanıyor ancak dikkat! Televizyonunuzda uydu yayını varsa hiç boşa maç hazırlığı yapmayın çünkü ATV maç sırasında yayını şifrelemek zorunda.
Anlaşmanın sadece Türkiye haklarını kapsadığı ve uydu yayınının başka ülkelerde de izlenebildiğini göz önünde bulunduran UEFA, bu nedenle uydu yayınına izin vermiyor.
Euro 2008'i karasal yada kablolu tv kullanıcıları, D Smart ve Digitürk aboneleri izleyebilecek.

Pazartesi, Haziran 02, 2008

İŞTE BU DA SEZGİNİN TARZI=)

YENİ ŞEKİLLER

bu nasıl benzerlik

ya olamaz böle bişey.ne kadar ayşegüle benziyo demi .geçen gün sezgi çeşnide otururken yan masada bu kızı görmüş tabi sezgi bu durur mu gitmiş kızın yanına kimmiş neymiş öğrenmiş hatta kanka bile olmuş msnde. kız zaten amasyalı değilmiş yoksa bunu daha önceden farketmemiş olamazdık.ya ama çok benziyo ya...

Cumartesi, Mayıs 31, 2008

=)=)=)



ÇOK TATLI=)=)=)Konuşamıyor ama o kaşlar ve gözler var ya her şeyi anlatıyor.Feraye hoca bizim yanımıza getirmeye korktu ee haksız sayılmaz çocuğun pisikolojisi bozulabilir ama sürpriz yapıp kendisi geldi.Güzelliğini de annesinden almış olmalı(Hocam affetmişsinizdir artık heralde=)

Cuma, Mayıs 30, 2008

"Neydi Bu Şarkının Sözleri?"

Nimet'le bütün gün hatırlamaya çalışıp söylediğimiz şarkının sözlerini buldum.Duyrulur =P

Rakı olmasın, şarap olmasın
Madem sen yoksun; kafam olmasın
Gündüz olmasın, gece olmasın
Madem sen yoksun; günler akmasın

Sensiz nasılım bak bana
Gel de bi çorba yap bana
Madem öldürdün akbaba olmasın
N'olur olmasın

Akbaba olmasın, akraba olmasın
Eğer sen yoksan kimsem olmasın


Özellikle ""Madem Sen Yoksun; Kafam Olmasın" kısmına kafayı takmış bulunuyorum! (=

Cuma, Mayıs 23, 2008






Mor ve Ötesi finalde
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Deli” adlı şarkıyla Türkiye’yi temsil eden Mor ve Ötesi grubu finale kaldı.
Türkiye, 18 ülkenin yarıştığı ikinci yarı finalde, finale kalan 10 ülke arasında yer aldı. Türkiye’nin ismi 9. olarak açıklandı.
Finale kalan diğer ülkeler ise Letonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Portekiz, İsveç, Danimarka, Ukrayna, İzlanda ve Gürcistan oldu. Yarışmadan sonra kazanan tüm grup ve şarkıcılar sahneye çıkarak sevinçlerini paylaştılar. 11 BİN KİŞİNİN ÖNÜNDE CANLI PERFORMANS19 ülkeyle birlikte ikinci yarı finalde 3. sırada sahneye çıkan Mor ve Ötesi, 20 bin kapasiteli Belgrad Arena Spor Salonu’nda, yaklaşık 11 bin kişinin önünde canlı performans yaptı.Parçalarını sunarken sahnede zıplayan gitaristleriyle dikkati çeken Mor ve Ötesi, salonda aralarında Türklerin de bulunduğu binlerce kişiyi coşturdu.Yaklaşık 3 dakika süren performans sonunda salonda bulunan seyirciler Mor ve Ötesi’ni ayakta alkışladı. Türk, Azerbaycan, Yunan, Makedon ve İsveç gibi bayraklarının salonda çoğunluğu oluşturması dikkati çekti.

HARUN TEKİN: FİNALDE DE İDDİALIYIZ Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Deli” adlı şarkıyla Türkiye’yi temsil eden ve yarı finali geçerek finalde yarışmaya hak kazanan Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, finalde de iddialı olduklarını söyledi. 18 ülkenin yarıştığı ikinci yarı finalden sonra finale kalan 10 ülke basın toplantısı düzenledi. Finale kalan Türkiye’yi temsil eden Mor ve Ötesi grubunun solisti ve gitaristi Harun Tekin, basın toplantısında, “Finale yükselmek başarı. İddialıydık. Finalde de iyi sonuç elde edeceğimize inanıyorum. Zaten Türkiye’nin finale yükselmesi, son 5 yıldır alışkanlık haline geldi” dedi. Tekin, finale yükselemeyen diğer ülkelerin üzüntü içinde olduğunu, onlara bu zor anlarında destek olmak ve onları kutlamak istediğini de söyledi. Bunun üzerine salonda bulunan yaklaşık 500 kişi, bu sözleri ayakta alkışladı. Daha sonra yapılan kurada, Türkiye 12. sırayı çekti. Türkiye, 24 Mayıs Cumartesi gecesi, 25 ülkenin katılacağı final yarışmasında, sahneye 12. sırada çıkacak.
Mor ve Ötesi grubuna başarılar diliyoruz! Haydi sallayın Avrupa'yı!!!

Pazar, Mayıs 18, 2008

ÖSS DEĞİL ARKADAŞLAR SADECE S

Matemetik dersindeyiz ve Cumhur hoca tahtaya bir soru yazdı ve 1976 yılının ÖSS sorusu olduğunu söledi.Tarihi duyunca Cansu laf atacak ya o olsa olsa ÜSS dir dedi.Sonra sınıfın kuytu köşelerinde kimliksiz bir kişilik o zaman o ancak ÖS dir dedi.Faruk konuşmadan olur mu illa o da atacak fikrini ortaya ‘’Yok devenin gözü bence sadece S dir ‘’dedi.=)=)=)

Ya görüyorsun de mi ÖSS duy sesimizi seni küçülte küçülte cebimize soktuk.Sen kimsin be!!Bekle geliyoruruz bitircez senin işini!!!!!HEYYYT BEAAAA!!!!!!!!!!

Çarşamba, Mayıs 14, 2008

HERŞEYE RAĞMEN ANLAŞIYORUZ!!!!

Bugün ilkim le aramızda geçen bir saçma dialog daha.İlk bir açıklama yapmam gerekio ilkimin bugün dudağın kenarında koccamannn bir sivilce çıkmıştı.Anlaşılan bu ilkime büyük acı veriyordu.Okuyun bakim;

İLKİM:Nimet yaaa baksana şu dudağıma çok acıo mu??

NİMET:Bakim canım acıyomuymuş.

Yalnız şunu anladım ilkim ile çok güzel anlaşıyoruz.Bu arada bayaaa acıodu ilkimin dudağı baktım da=)=)=)

Pazartesi, Mayıs 12, 2008

Gerçekle Yansımayı Karıştırdığım An..!


Olayı direkt anlatmaya başlıyorum.Diyarbakır Sultan Sofrası diye bir restorant vardı eskiden; orası şimdi kapanmış ve bugünlerde bir Kermes yapılıyor.Biz de bu okul çıkışı oraya uğradık.Yedik içtik oohh =P İşte en sonunda oradan ayrılma vakti geldi.Ben tabii hiç doymadığım için bi yandan yiyip bi yandan da merdivenlerden inmeye çalışıyordum ama Ayşe'yle Hilal önümden ilerliyordu.Bir ara tam önüme çocuğuyla bir kadın çıktı ve zaten düşük olan hızımı 0'ladılar.O sırada Ayşe'yle Hilal'in tam karşıda beliren bir merdivenden indiklerini gördüm.(sırtları dönüktü yani) Tam bunları takip edeyim derken, bizimkilerin aslında tam tersi bir istikametteki merdivenden aşağı indiklerini, benimse sadece bir aynanın yansımasına tav olduğum ortaya çıktı.Onların sağa dönüp de aşağı indiklerini karşımdaki ayna yüzünden anlamayan ben, az daha karşımdaki aynadan aşağı inmeye çalışacaktım.Bu aralar Leyla'laştım.Evet.XD

Pazar, Mayıs 11, 2008

Awake Çok Etkileyiciydi!




Diğer adıyla Anestezi, özellikle benim ve Esra'nın kavuşmak için uzun zaman beklediğimiz bir filmdi.Ar Sineması'na teşrif ettiğini duyar duymaz neşeyle gitmek istediğimizi farkettik.Dün yaptığımız alelacele plandan sonra kararlaştırdık, sinemada toplandık.Her ne kadar ben 13:15 deki film için 13:00 de çıkıp 20 dk otobüs bekleyip sinir krizleri geçirsem de, filmin önemli kısmını kaçırmadığım için zevkimiz bozulmadı.Ben,Esra,Ayşe,Feru,Yasmin kurulup filmi heyecan içinde izledik.Filmde beklemediğimiz şeylerin olmasına sevindik, filmden çok etkilendik.Ama sanırım bir ameliyata girmemiz gerektiğinde 100 kere düşünmemiz gerekecek bu filmden sonra, öyle ayık ayık girme fikri bizi delirtiyor. XD

ŞAMPİYON CİMBOM






Bir Turkcell süper lig daha sona erdi.Ve
GALATASARAY 17. şampiyonluğuna ulaştı. Kim ne derse desin Galatasaray bunu birçok zorluğa, hocasız olmasına rağmen alnının akıyla başardı.
ve şampiyonlar ligene gitmeye hak kazandı.
Tabi diğer takımları da unutmamak gerek.
Fenerbahçeye Şampiyonlar Liginde,
Beşiktaşa UEFA da,
Sivasspora İntertoto da başarılar diliyoruz.
(Trabzonu da fenerbahçe maçındaki performansından dolayı tebrik ediyoruz.)

Cumartesi, Mayıs 10, 2008

yazik ya :((lütfen arkadaslar 100 de 100 katılım istiyorum)!



Arkadaslar duygular abartilmaya gelmez fakat dünyanin geleceği konusunu lütfen abartin.Yeterince dikkate alin.Eğer alinmazsa voleybol maçlarindan sonra bir yudum suyla yetinmek zorunda kaliriz;) (bu konuda gülmek ne derece doğru bilemiyorum ama)...Küresel isinma dünyanin kapisinda ayak sürmekte.İçeri almamak için lütfen linke tiklayin.Türkiye 'nin imzalarımıza ihtiyaci var.Sizde imzalarinizi esirgemeyin. http://www.tema.org.tr/

feryadim dünyaya

.hersey parka gitmeye karar verdigimiz o sıkıcı haftaiçi günlerinden birinde ilginç bir karar vermeye çalismamizla basladi....okulu in cin bile top oynamak için seçmezken gidipte top oynayamazdik ya....oynamadik ta..aklimiza yani birinin aklina(kim olduğunu bir Allah bilir)parka gitmek geldi...bir ses -aaaa evet evet ..zaten çok sıkıcı burasi. baska bir ses -ben zaten çocukluğumu yasayamadan bu okulu kazandim..sora mizmiz bir sesin-yaf saçmalamayin ne parki kim yürüyecek oraya.oha oha(?)...feryatlariyla seyir cafe sallandi....ama o sesi dinleyen kim bastik yürüdük parka ..(park en fazla 100 m uzakta bu arada). ben ,gözde k,gözde,kursat,sefa,hakki..! eğlenceye adim adim yaklasiyorduk..taki gözde (?) yerden tas alip bize sirtini dönene kadar...:::::::)))))))) gözde o tasla napiordu soleyemem ama tasi suratina yakin tutuyordu...:)) neyse konuyu dağıtmadan....ve lakin parka vardik.. hemen tahtaravelliye(yazmaya bak be)atladik.... iste hal..... gerçekler acidir laf kilo ya geldiinde normalda hepsi bi yana ben biyana olmasi gerekio ama..eer üç senedir fizii yanlis öğrenmiyorsam hepsini kaldirmam gerekiodu...burdan butun okula sesleniyorum.(özellikle hakki)ben SİSMAN değilim..tamam mi???? :)

NOT:oyle durmak için hiç çaba sarfetmedim
NOT:kaç kilo olduğumu bilmiyorum..:)

Cuma, Mayıs 09, 2008

Kendimi Katıksız Saf Hissettiğim O An!

Matematik dersindeyiz, millet bio çalışırken Hilal'le her zamanki gibi çene yapıyorz.Çıkan konuşmaya bakın:

Ben: Şimdi Hilal, bi arkadaşın sana akvaryumda balık alsa sevinir misin?
Hilal: Ya bilmiyorum, başkası sevinir de ben pek sevinmem.
Ben: Neden?
Hilal: Ya çünkü benim balıklarım vardı çatlamışlardı..
Ben: Ama yanında yem de veririm!(dedim gerçekten saf saf)
Hilal: Ha o zaman iş değişti!Bak işte şimdi süper oldu!(yanında el/kol hareketleriyle birlikte.Benimle kafa buluyor XD)

Her sene bi kere böyle safsalak cümle çıkıyo benden kontrolsüz bi şekilde XDXD

PİS SAPIKLAR!!!!

Ayşegül,ilkim,sezgi,esra,hilal ve ben(nimet) yemekhanedeyiz ve bir konu hakkında düşüncelerimizi paylaşıyoruz.Yalnız konuştuğumuz konunun kahramanın ismi,cinsi,kimliği hiç geçmiyor.Dışardan birinin bizim konuşmalarımızdan çok farklı şeyler anlayabileceğini düşündükÇok komikti.Konuşma şöyle başladı;

ESRA:Ya daha geçen gördüm bu kadar mı tatlı olur yaaaaaaa???
SEZGİ:Ay geçen gün yolda gördüm ben deçok tatlı ama ben onu istemiyorum. Ondan biraz korkuyorum hatta peşimden takip falan etti çok korktum.
HİLAL:Ben küçükleri daha çok seviyorum.Daha tatlı oluyolar
ESRA: Of ya babam izin vermiyo yoksa yani ben istemiyo değilim
İLKİM: Yani izin verse alacan eve.
AYŞEGÜL:Komşular ne der sonra rahatsız olurlar.
NİMET:Offfffff benim yok.
Dışardan sesler korosu:Pis sapıklarrrrrr!!!

Konuşmamız o kadar masum ki halbuki.Demek yanlış anlaşılmalar böyle oluyormuş.Şimdi merak ettiniz tabi ne hakkında konuşuyordunuz diye.Esranın çok sahip olmak istediği ama alamadığı köpekler hakında ki bu konuşmamız dışardan dinleyenler tarafından kızlar işte oturmuşlar erkekleri çekiştiriyorlar diye görünüyor olabilir ama biz çok saf bir şekilde köpeklerden bahsediyoruz=)=)=)

Perşembe, Mayıs 08, 2008

Saçmalıklar Pt IV

Felsefe dersindeyiz.Estetiği işliyoruz.Sıra "güzel" kavramına ve bunun ilişkili olduğu diğer kavramlara geldi."Hoş" kavramıyla karşılaştırmaya falan çalışıyoruz.Hoca sordu:

-Güzel ve Hoş bir midir?

Başladık vır vır bunu tartışmaya.O arada çıkan konuşmalar:

Faruk: Hayır değildir.Yani mesela ben sokakta güzel bi kız görüp ondan hoşlanmayabilirim.
Esra ve Ben: kıkıkkıkıkı XD
Faruk: Mesela çok güzel bi çiçek olabilir ama hoş kokmuyodur..
Aradan kimliği belirsiz bir ses: Hoş bir çiçek olup hoş da kokabilir!
Başka bir ses: Hoş olmayıp güzel de kokabilir!
Hakkı: Ne alaka? Çok güzel bi çiçek olup çok güzel de kokabilir!
Sercan: Ama öyle bir çiçek de olabilir.O zaman o çiçek doğrudur!

Ne demişiz biz ya topluca garip garip kafayı yemişiz XD

Bir Geometri Dersi





..
Öğretmen tahtada soru çözüyor; Sercan soruyor;

-Hocam bu soruyu X teoremiyle mi çözdünüz?
-Hayır Stewart'la.Yani Seva'yla.Yok yok Carnot'la, evet evet Carnot!
Sınıf: Puhahaha XD


NOT: Oradaki X'in nedeni Sercan'ın ne dediğini unutmuş olmam XD


Perşembe, Mayıs 01, 2008

ŞOK HABERLERİN ŞAŞIRTICI CEVAPLARI=)

---Son zamanlarda olduğumuz yazılılarda kopya trafiği gözle görülür derecede yavaşladı.Yaptığım deney ve gözlemler sonucu bunun sadece bir rastlantı eseri yazılı saatlerinin almanca derslerine denk gelmiş olduğu anlaşıldı.AlmancaDının yazılılarda bize olan ilgisi kopya trafiğini yavaşlatmaya yetti=)=)=)
---Esra ya sorduk ‘’Nie bu kadar ineksin?’’diye.Verdiği cevap hepinizi şaşırtacak.’’ÇALIŞMIYORUM=)’’Bu da ne demek oluyor şimdi.O zaman biz mi malız yoksa sen mi zekisin gibi bir soru ile karşılaşıyoruz.Eeee ikisi de olmadığına göre bunun bir inkar olduğu kanaatine vardık.Bunların hepsi Esra’nın birer oyunu.KANMAYIN!!!
---Cumhur Hoca’nın her geçen gün bizi biraz daha rencide etmesinin sebebini hala tam olarak bulmuş değiliz.Çok sevdiğimiz hocalardan olmasına rağmen bu sinirli hallerinin bizi derse soğuttuğu bir gerçek.Sezgi’nin deyişiyle üzerimizde bir korku cumhuriyeti kurdu.Bunun sebebini kendimizde aramıyorum.Çünkü biz hep böyleydik yani.Biz de bir değişim olmadığına özel sorunlarından olabilir=)=)=) deyip geçmek istiyorum.(Cumhur hoca bu habere çok kızacak.)
---İlkime gelince neden üzgün olduğu konusunda beklediğiniz cevebı tahmin ediyorum.Ama gerçekten alakası yok.İlkimde ki bu moral bozukluğunun tek sebebi Hilal’in Avon dan aldığı tarağı kırmasıyla ilgili olduğunu öğrendik.Sadece kırmakla kalsa,tuvalete düşürmesi de cabası.Hilal lağımlar arasında kaybolan tarağını geri isteyince İlkim kendini suçlu hissetti tabi.Bu tarağın ilkimde ne işi vardı diye sakın sormayın=)
---Faruk dan büyük özürler diliyorum.Bilgisayarının yanmasının girdiği sitelerle hiçbir ilgisi yok.Bir an Faruk’un bilgisayarının taş devrinden kaldığını unutmuşum.Frk’un hiçbir suçu yok.Bilgisayar zaten yanmaya eğilimli.Eeeee bir de frk’un karizmasının yanında bilgisayar kendini kötü hissetmiştir tabeee=)
---Yücel ile Sezgi ye neler oluyor???Son zamanlarda Sezgi Yücel ile arasını soğuttu.Başka biri mi var acaba dedik.Cıkkkk yokmuş.Tek sebep Yücel’in ilgisizliği.Yücel’in kuşlara olan ilgisine Sezgi artık dayanamıyor.Erkek değil mi topuna kibrit suyu=)Zavallı Sezgiciği derslerde camdan kuşlara bakarken yakaladım.Bu acı ama gerçek;Sezgi kuşları kıskanıo!!!(Sezgi merak etme senin gibiler için ayriyeten Güzin abla köşesi açıcam=)
---Telsimin yapmış olduğu kampanyalardan olan geyik nerdeyse hepimize geldi.Ama genelde derse girerken geldiği için ders bitimine kadar çoktan gitmiş oluyor.Nerdeyse hepimize gelen geyik bekleyip bekleyip gidiyordu.O gün geyik Esra ya gelmişti ve dersimizde boştu.Esra bunu çok iyi değerlendirip çok özlediği bir arkadaşını aramak istedi.Sonunda yan tarafında oturan ‘’Beni ara,beni ara’’diyen hilali aramaya karar verdi.Süre:30 dk Bu süre boyunca telefonlar nerdeyse herkesin elinde dolaştı.Sınıf birbirine girdi tabi.Ders giriş saatlerimizde gelen geyiği kullanamamak hepimize çok ağır koymuştu.Sonunda doya doya kullandık.
---Ali hoca hiçbir yere gitmemiş=)=)=)


NOT1:Sezgi ile Yücel sadece arkadaşlar

NOT2:Yukarıda yapmış olduğum reklamlardan hiç ücret almadığımı söylemeyi bir borç bilirim.SAYGILARIMLA...

Nimet KULAKSIZ.

Çarşamba, Nisan 30, 2008

2009'da ÖSS'ye kimler girecek

Elif Kaleli / elifkaleli@dilko.com.tr
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın, önümüzdeki yıl sınav sisteminin kökten değişeceğine dair açıklaması, 2009’da ÖSS’ye girecek adayları endişelendirdi.
11.sınıf öğrencileri, gelecek yıl kendilerini nasıl bir ÖSS’nin beklediğinden habersiz; şu ana kadar yüzeysel ifadelerle ‘kökten’ değiştirildiği söylenen sınav sisteminin içeriğini bilmek istiyor.
Aslında ne zaman üniversiteye giriş sistemi değişse hakkında en az konuşulan kitle, o yıl sınava girecek olan lise son sınıf öğrencileridir. Malum, ÖSS üzerinden dönen siyasi hesaplar, ülkenin yüksek öğretim sistemini alt üst eden çekişmeler ve tabii değişen üst kadrolar neredeyse her yıl üniversiteye giriş sisteminin değişmesine neden oluyor.ÖSS sistemiyle ilgili en ciddi değişiklikler yakın tarihte, 2005 yılında yapılmıştı. O yıl ÖSS’ye giren adaylar eminim, Temmuz ayında ÖSYM Başkanı’nın yaptığı açıklamaları hayatları boyunca hatırlayacaklardır. Zira bir önceki sınav sisteminde sadece lise1. sınıfın konularından sorumluyken; birden bire genişleyen müfredatla adaylar tüm lise konularından sorumlu tutulmuşlardı. Hal böyle olunca, lise 2.sınıfın yazına kadar sadece ilk yılın konularına odaklanan adaylar, son sınıfta ciddi bir yükün altına girmiş, hem okul derslerine hem de yeni sınav sisteminin içerdiği tüm konulara çalışarak 2006 ÖSS’ye hazırlanmışlardı. Tabii yabancı dil öğrencileri açısından bakıldığında eklenen matematik ve fen dersleri de ayrıca manidar bir anektod olarak ÖSS tarihine geçmişti. Şüphesiz hem öğrenciler için hem de öğretmenler için 2005 yazı zor geçmişti.
Şimdi bu yıl ÖSS’ye sayılı günler kala yine sistem değişikliği gazetelere haber oluyor. Üstelik iddialı başlıklarla. Hiç olmazsa şimdilik lise son sınıf öğrencilerinin içi rahat, onları ilgilendiren bir değişiklik söz konusu değil. Tabii 2008 ÖSYM kılavuzunda puan türü değişen Arkeoloji ve Reklamcılık gibi bölümleri saymazsak. Ancak gelecek yıl ÖSS’ye girecek adaylar için kısaca ‘İngiliz modeli’ açıklaması bir şey ifade etmiyor.

"HOCAM İYİ BİR ŞEY Mİ"Öğrenciler konuyla ilgili sadece, ‘Hocam, iyi bir şey mi?’ diye yarı şaka yarı ciddi ne diyeceğimizi merak ediyorlar. İşin ilginç tarafı YÖK Başkanı’nın açıklamalarında yeni sistemin menşei dışında hiçbir bilgi yok. Adaylar ÖSS’de, kendilerine yöneltilen 12 farklı testten 5’ini çözecek, en başarılı olduğu 3 testin sonucuna göre de üniversitelere yerleştirilecekmiş.

Ha bir önemli bilgi de sınav sistemi içinde lise başarısı tamamen ortadan kalkacakmış. Yani Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı artık tarih olacakmış. Tabii bu ayrı bir tartışma konusu ama ben İngiliz modelinin Türk modelinden farkını anlayamadım. Yani hali hazırdaki sınav sistemi içinde adaylar soru kitapçığında yer alan 8 testten, kendilerini ilgilendiren 1.bölümdeki 4 ortak testi (Türkçe, Mat1,Sos1,Fen1) ve 2.bölümde alanları kapsamında yer alan 2 testi yani toplamda 6 test çözerek üniversiteye giriyorlar. Yani 6 test çözmek yerine 5 test çözdüğünde, öğrenci ‘hamallıktan’ kurtulacak öyle mi? Ayrıca adayın en yüksek puanı aldığı 3 test baz alınarak istediği üniversiteye başvurusu söz konusu olacak. Ama gerekirse YÖK merkezi yerleştirme de yapacak. Peki, zaten öğrenciler merkezi yerleştirmeyle girmiyor mu üniversiteye? Şayet bu ‘İngiliz modeli’ni anlayan varsa bize de anlatsın. Ya da şöyle söyleyelim artık kalkacağı kesinleşen ey katsayı sen nelere kadirsin? İşin esprisi, bir katsayı için kafaları bu kadar karıştırmaya değer mi?Geçenlerde Okan Üniversitesi önemli bir toplantı düzenledi ve üniversiteye giriş sistemiyle ilgili değerli hocamız Prof. Ali Baykal’ın konferansına rehber öğretmenleri davet etti. Binlerce gencin geleceğini belirleyen ÖSS’yle ilgili belki de akademik anlamda en detaylı araştırmaları yapan akademisyen olarak Prof. Ali Baykal, sınav sisteminin çarpıklıklarını bilimsel olarak bir bir ortaya koydu. Şimdiyse ‘İngiliz modeliyle’ beraber Ali Hocamızı sanırım, çok daha ciddi bir mesai bekliyor. Ha tabii bu arada 2009 ÖSS adayları, hala yürekleri ağızlarında haber bekliyor. Neyle karşılaşacaklarını bilmek istiyorlar. Tabii onlara sıra gelene kadar, siyasi tartışmalar, spekülatif haberler, döktürülen ve döktürülecek olan inciler…Bu belirsizlik içinde; sahi siz girecek olsanız 2009 ÖSS’ye nasıl hissederdiniz kendinizi?


Kaynak: Hürriyet

Pazartesi, Nisan 28, 2008

yanlış anlaşılmalar part3

sınıftaki saçmalıklar bitmek bilmio :D bugün okulun bahçesinde oturmuşuz işte.yanımızda avon kataloğu var.yeni bi parfüm çıkmış galiba.kataloğa bileklerimizi sürüp denioruz.(parfüm de iğrenç kokuodu bu arada) nese işte ayşegül de galiba bileğine sürmedi de direk kataloğu kokladı...yücelin sorduğu soru:

-O ne lan kağıt mı kokuo??? :D:D

diyecek bişey bulamıorum :D yine parfümden bahsedioruz işte.parfüm hindistan cevizi kokuomuş.faruk da bunu duyunca şöle bi tepki werdi:

-hindistan cevizi en sevmediğim sebze...

tabi biz yerlerdeyiz :P abarttım biraz ama baya güldük işte :D

Cuma, Nisan 25, 2008

ah yücell



ahh yücel vah yücel ve bla bla...bugün resimleri mi karistiriken yücelin bu içler acisi halini gördüm ..dayanamadim paylasmak istedim..ee nede olsa acilar paylastikca azalir mutluluklar paylastıkça artar.(ne diom be)nese cocuk ensarin doum gununde o kadar kizin arasindan en beyaz ve en oturakli olanini( re u kiding me!)seçmis...iste hal bu..(yazik ya arkadaki kizlarin arasindaki muabbet aynen sole olmali:

merve:ah ezgi su çocuğa bak bizden yuz bulamayinca kimi kaldirmis..
ezgi:ay evet evet ..hahahaaaaaaaay yazik ayol!
Soba:hö!
gözde:anaaaaaaaaam.gel lan benmle dans et

NOT:dans edesim geldi
NOT 2:evet yücelle
NOT 3:yeter ellam bu kadar

Perşembe, Nisan 24, 2008

ŞOK ŞOK ŞOK


SINIFTAN ŞOK HABER BAŞLIKLARI
---Kimler hala yıllık ödevini vermedi????
---Yazılılarda neden kopya trafiği bu kadar yavaşladı????
---Esra çalıştığını inkar mı ediyor????
---Cumhur hoca neden bu kadar sinirli????
---İlkim neden son bir haftadır üzgün????
---Ali hoca gitti mi????
---Sınıfa geyik geldi,sınıf neden birbirine girdi????
---Faruk'un bilgisayarı girdiği sitelere dayanamadığı için mi yandı????
---Sezgi ile Yücel arasındaki son gelişme ne????(Hemen yanlış anlamayın=)
SON DAKİKA:Biyoloji yazılısına kimse gelmeyince Feraye Hoca ne yapacak?????

Yanlış Anlaşılmalar Part II

Bunları düşünürken farkettim; en çok kimya derslerinde yanlış anlamaya müsait oluyoruz.Neden acaba?Herhalde ders saati denk geliyor garip anlarımıza.


  • bir kimya dersi; Birsen'in aklında birkaç ? oluşmuş:

-Hocam ben anlamadım
-Nereyi anlamadın?
-Neyi anlamadığımı da anlamadım!

Sınıf: =S

  • Bir kimya dersi daha, hocanın telefonu çalıyor

CNS: Hocam zil sesinizi değiştirmişsiniz.
Hoca: Niye?

Sınıf yerlerde. XD (Hala bulamadık zil sesinin neden değiştiğini =P )

JAPONCA İSMİNİZ =)

A- ka
B- tu
C- mi
D- te
E-ku
F- lu
G- ji
H- ri
I- ki
J- zu
K- me
L- ta
M- rin
N- to
O-mo
P- no
Q- ke
R-shi
S- ari
T-chi
U- do
V- ru
W-mei
X-na
Y- fu
Z- zi
önce ben baslayayım bnm japonca ismim rikitakata imiş :D

iyyyrançç



*-Dediğimi tekrarla
-Dediğimi.

* Volkswagen Passat, bencil oynama.

*-Abi araba aldık.
-Hayırlı olsun da; niye araba aldınız da, kendinize almadınız?

* Adamın biri uçmus, hem de 0.7

* Pardon, ateşiniz var mı?-Hayır son ölçtüğümde 36.5 idi

*-Caiz olmayan şeye nedir?
-Ca isn't

* Beni kızdırdın, sana çok ağır bir laf söyliycem. Yok ya, neymiş bakalım... Ton.

Cumartesi, Nisan 19, 2008

SINIFTA YAŞADIĞIMIZ SAÇMALIKLAR...

Bir kimya dersini daha geride bırakmak üzereydik hoca serbest bırakmadan önce;''Bir daha ki hafta pillere geçiyoruz''dedi.O ara hilal'e bakıodum.Hilalde aptal bir gülümseme,sevinç belirtileri.Meğer hocanın sözünü benim akıllı arkadaşım her sağar gibi duymayınca uydurmuş ''Bir daha ki hafta pirlere gidiyoruz''anlamış=)=)=)

Bi saçmalık da Sercanla Esra arasında geçti.Konu tam olarak neydi bilmiorum ama Sercanın söylediği söz akılda kalmaya değerdi: "Baskonuşu açalım basıp konuşalım..." :D:D
Ama asıl ilginç olan Sezginin bu sözü duymamış olmasına rağmen aynı gün aynı saçmalıkta bir söz söylemesiydi. Sezgi lokantadaki garsonlardan biri için "oturup konuşmuşluğumuz vardır.Oturup konuşduk..." deyince Sercanın söylediği sözle bağlantı yapan bizlerin epeyce koptuğumuzu hatırlıorum. :D:D

Salı, Nisan 15, 2008

NEDEN MERVEEEEE??????


Nedir bu kızın çektiği ya!!!Nerde bir sorun var nerede bir kargaşa orada Merve var.Ya aslında olayla alakası bile olmuyor ama kızın öle bir yapısı var ki kendini her an belli edebiliyo.Hocalar sınıfa sinirleniyo, bağrıyo, çağrıyo ,takla atıyo en son kapıyı çarpıp çıkmadan önce de Merve ye bir kere kızmadan duramıyolar.Sanki bütün her şeyin suçlusu o gibi.Zavallı kızın sesi de çıkmıyo ki.Gerçi alıştı artık o da=)=)=)

Pazartesi, Nisan 14, 2008

ŞU KIZLARA BAKIN!!!


2 saat için 3. sınıflara girmiştik.Çocukların o kadar göstresi vardı ki 1 ders boyunca bitiremediler.İstesen daha devam edecekler neyse ders bitimine doğru 3 tane kız sınıfın ortasına geçtiler ve size bir şey yapacaz dediler biz de meraklı gözlerle bakıyoruz el ele tıtuştular bizim önümüzde de masa vardı kızlar saydı 1111111111 2222222222 3333333 dediler ve kızlar kayboldular.Bu işi beceren kızlar yukarıda resimde ki hallerini almışlardı bizim de önümüzde masa olduğu için kızları bir an sihirbazlık yapıp kaybolduklarını sandık.Ama kızların hepsi yerdeydi!!!!!

Fizik Notunuz Kaç? (9. Sınıfa Atfen)


9. sınıfın II. döneminde; Optik konusundan yazılı olma zamanı gelip çatmıştı.
Hepimiz birşeyler anlamadığımızdan falan yakınıp bir şekilde de bunun üzerinde fazla durmuyorduk.
İlk yazılının ardından konuşmaya başladığımızda farkettik ki çoğumuz ya hiçbirşey yapamamışız ya da şarkı sözü falan karalamışız kağıt boş kalmasın diye.
Ben 2 soruyu çözmeye çalıştığımı ve bildiğim tüm formülleri canhıraş eklediğimi hatırlıyorum.
Fizik notları okunmaya başladığında ise tam bir cümbüş yaşandı.
Hayatındaki en düşük notu 50 falan olan bizler bir anda 20'ye şükreder olmuştuk.
İlk olarak benimki okundu; tahmin edin: 05!
Ardından notlar 20,25,10, vs ilerlemeye devam etti.
Sıra arkadaşım Gözde E.'nin notu da garip bir tesadüf eseri 05 çıkınca Ahmet Hoca'nın tepkisi duyulmaya değerdi:
"Ne o kız kopya mı çektiniz yoksa?"
Eh artık üzerinden bunca zaman geçtiğine göre itiraf ediyorum: Evet! O yazılının 2,5 puanını benim gayretlerim; diğer 2,5 puanını Gözde'nin çabalarıyla aldık!
NOT: Bu yazılıdan düşük alanların çoğu şu an TM ve Dil Sınıflarında.Bi biz kendimize güveni kaybetmemişiz =P

Pazar, Nisan 13, 2008

SAÇMA DİALOG

O gün 2 tane yazılımız vardı.O kadar pisikopata bağlamışım ki ilkimle olan konuşmam bunu çok net bi şekilde gösterio.Yazılılardan biri almancaydı.Eeee malum almancaDı da kül yutmaz.Konuşma aynen şöyle oldu hiç bir ekleme,çıkarma,abartma YOK.
NİMET:İlkim bana yardım edeceksin de mi?
İLKİM:Nasıl?
NİMET:Almanca
İLKİM:Tam olarak ne istiyosun?
NİMET:O da olur.
konuşma sonunda ikimizde memnunuz sanki bi şey anlamışız gibi ne ben sorularıma cevap buldum ne de ilkim beni anladı ama hiçbirimiz de bu durumdan şikayetçi değiliz=)=)=)NE KADAR GÜZEL ANLAŞIORUZ BEA!!!!!!

Çarşamba, Nisan 09, 2008

STAJ FOTOĞRAFLARIMIZ


bana hiç yazı eklemion deyip duruyolardı.işte staj fotoğraflarımız.biz grup olarak (gözde-sercan-nimet-hilal ve ben) çok eğleniyoruz.bi de yer kavgaları olmasa.herkes benimle otur diye daha kapıdan girer girmez kolumuza yapışıyolar.sonra da küsüp gidiolar.
stajın bitmesine 2 gün kaldı ama biz hiç bitsin istemioruz. gördüğümüz sevgi mükemmel.("biraz" abartılı olsada)